Gıda Kontrol Laboratuvarı

Kimyasal Analiz Laboratuvarı

kimya1Artan dünya nüfusu ile paralel olarak gıdanın önemi de sürekli artmaktadır.Gıdanın artan
önemi ile birlikte güvenli gıda ve tüketici sağlığı yüksek derecede önem kazanmıştır.
Tüketici sağlığını birebir etkileyen gıdaların kalitesi, aşağıdaki konularla ilgilidir.
• Temel gıda kimyası
• Besin öğeleri
• Mineraller
• Toksinler
• Boyar maddeler
• Ağır metaller
• Gıda katkı maddeleri
• Bitkisel gıda üretiminde kullanılan tarım ilaçları
• Hayvansal gıda üretiminde kullanılan yem ve yem katkı maddeleri
• Gıda ambalajları
Gıdaların kalitesi etkileyen bu konular bir çok kimyasal etkene bağlıdır.

Örnekler vermek gerekirse;
Aatoksin:Aspergillus avus ve Aspergillus parasiticus tarafından üretilen zehirli ve
kanserojen maddelerdir. Aflatoksinler, akciğer ve karaciğer kanserleri, DNA mutasyonları
gibi ölümle sonuçlanabilen sağlık sorunlarına neden olmaktadır.
Pestisitler:Zararlı organizmaları kontrol altına almak yada yok etmek amacı kullanılan
kimyasal madde, biyolojik ajan veya dezenfektan maddelerdir. Gerekli dozun üstünde ve
yanlış zamanlama ile kullanıldıkları takdirde gıdalar aracılığı ile insan vücuda geçerler.
Böylelikle birçok sağlık sorunu ve ölümlere neden olabilirler.
Ağır Metaller:İnsan vücudunun demir, çinko, bakır gibi metallere ihtiyacı bulunmaktadır.
Gıdaların içerisinde bu tip metaller gerekli miktarlarda bulunmalıdır. Ayrıca insan vücuduna
hiçbir yararı olmayan ve sağlık problemlerine yol açabilecek zararlı metallerde bulunmaktadır.
Arsenik,kurşun,civa gibi metaller insan sağlığı için yüksek derecede zararlı maddelerdir.
Besin Öğeleri:Protein, yağ,karbonhidrat,vitamin gibi maddeler insanların günlük
yasamında alması gereken ögelerdir.Gerekli miktarlarda tüketilmesi gerekir. Ürünlerin
içeriğinde bulunan bu öğelerin miktarları belirlenerek,tüketicilerin dengeli beslenmesi
sağlanmaktadır ayrıca tağsisler de önlenebilmektedir.
Ambalaj Analizleri:Türk gıda kodeksi gıda ile temasta bulunan plastik madde ve malzemeler
tebliğine göre ambalajlar,belirli standartlara uygun olarak üretilmelidir. Ambalajlardan
gıda ve gıda benzeri ürünlere uçucu olmayan maddeler geçmektedir. Bu maddeler belirli
limitlerde olmalı ya da hiç bulunmamalıdır. Üretilen ambalajların kullanım alanına göre
gıdaya geçen madde miktarları ölçülerek gıdanın kalitesini etkileyip etkilemediği belirlenir.
Böylelikle insanlar üzerindeki oluşabilecek sağlık sorunları baştan engellenmiş olur.
Tüketici sağlığı ve güvenli gıda hedefi ile çalışmalarını sürdüren laboratuvarlarımızdan,
bünyesindeki gelişmiş cihaz ve konusunda uzman personele sahip, yönetmeliklere uygun
olarak kurulmuş kimyasal analiz laboratuvarında; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
aracılığı ile resmi yada özel istek olarak gelen; gıda, yem ve ambalaj numunelerinin analizleri
yapılabilmektedir. Böylece gıda ithalatı, ihracatı, üretimi ve perakendeciliği yapan siz
değerli kuruluşlarımıza ve tüketicilerimize hizmet vermekteyiz.

kimya2Analiz hizmetlerimiz,
• Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan yetkili
• Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ne uygun olarak
• TS EN ISO / IEC 17025 uluslararası laboratuvar akreditasyonu standardı çerçevesinde
• Güncel, ulusal ve uluslararası kabul görmüş analiz metotları ile
• Talep ve ihtiyaçlara yönelik
• Müşteri memnuniyeti desteği ile
• Doğru
• Güvenilir
• Hızlı
çalışma prensibi ile sunulmaktadır.

Kullanmış olduğumuz, teknolojik olarak en üst düzeyde donanımlı ;
• HPLC,
• ICP-MS,
• GC-MS,
• GC-FID,
• UPLC-MS-MS,
• GC-MS-MS,
• UV-VIS,
• FT-IR
gibi enstrümental cihazların yanında tüm laboratuvar cihazlarımız ve teknik malzemelerimiz,
mevzuatlara uygun olarak, periyotlar halinde akredite olmuş kalibrasyon kurumlarınca
kalibre edilmektedir.
Ayrıca kullanmış olduğumuz analiz metotlarımızın güvenirliliğini garanti altına almak amacı
ile %100 başarı hedefli olarak ulusal ve uluslararası yeterlilik ve karşılaştırma testlerine
periyodik olarak katılmaktayız.
Yeditepe Üniversitesi Ar&Ge ve Analiz Merkez Laboratuvarları (YÜ-AGAM) olarak sizlere
hizmet vermekten memnuniyet duyacağız.

kimya3

Mikrobiyoloji Laboratuvarı

mikro1Gıda güvenliği ve hijyen, tüketici sağlığı için yüksek derecede önemli iki konudur.
Gıdaların hijyeni;
• İçine eklenen katkıların
• Kullanılan ekipmanların
• Çalışan personelin
• Kullanılan ambalajın
• Ortam havasının
bakteri yükü ile ters orantılıdır.
Gıdalar tüketime hazır hale gelene kadar birçok prosesten geçmekte ve birçok bulaşma riski
ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle gıdanın hem tüketime hazır halinin hem de
geçmekte olduğu proseslerin güvenirliği açısından mikrobiyolojik analizler önem arz
etmektedir.

Bazı Mikroorganizmalar Ve Sebep Oldukları Hastalıklar

E.coli ve Koliform Bakteriler : Sıcak kanlı hayvanların (Küçük baş, büyük baş, kanatlı
hayvanlar) bağırsak sistemlerinde bulunur. Bu nedenle herhangi bir örnekte E. coli ‘ye
rastlanılması o örneğe doğrudan ya da dolaylı olarak dışkı bulaştığının göstergesidir. Grup
üyeleri içinde en tehlikeli tür E. coli O157 türüdür. Hemorajik kolit adı verilen, kanlı ishale ve
dolayısıyla vücut direncine bağlı olarak ölümlere neden olabilir.
Listeria monocytogenes: Evcil ve yabani hayvanlarda önemli hastalık etmeni olan bu
mikroorganizma, gıdalar yoluyla insanları da infekte edebilmektedir. İnsanlarda; menenjit,
kan zehirlenmesi, göz enfeksiyonları, deri burun içi, genital bölge tutulumu görülebilir. Gebelerde
plasenta yolu ile bebeğe geçebildiği için ölü doğum ve anormal doğumlara neden olabilir.
Salmonella spp : Salmonella ‘ların neden olduğu bağırsak sistemi enfeksiyon ve ishalleri
ölümle sonuçlanabilir. Gıda maddelerinde çok düşük düzeyde Salmonella bulunsa bile bunlar
riskli olarak kabul edilir. Dolayısıyla gıda maddeleri, içme ve kullanma sularında Salmonella
bulunmasına izin verilmez. Salmonella ‘nın en çok bulunduğu gıda maddelerinin başında
hayvansal ürünler gelir. Bunlar arasında kümes hayvanları eti, kıyma, sosisler, yumurta
ürünleri, su ürünleri, dondurma, süt tozu ve krema, Salmonella açısından önemli gıdalardır.
Bunların yanında çeşitli soslar ve salatalar, pudingler, diğer süt ürünleri de Salmonella riski
taşıyan gıdalardır. Hammadde, işleme teknolojisi, depolama ve pazarlama koşulları Salmonella riskinin büyümesine neden olmaktadır.
Vibrio Türleri: Vibrio’nun birçok türü insanlar için tehlike oluşturur. Mikroorganizma tatlı
ve tuzlu sularda, kanalizasyon sularında, toprakta, insan ve hayvan bağırsagında bulunur.
Tuzu seven bakterilerdendir. Deniz ürünlerinden ağız yolu ile yeteri kadar vibrio vücuda
alındıktan sonra, mide asitliğini geçerek ince bağırsaklara ulaşıp yerleşmesi ve çoğalması ile
şiddetli kusma ve ishale neden olur. İshal sırasında aşırı su kaybı ölüme yol açabilir.
Staphylococcus spp: Gıda mikrobiyolojisinde Staphylococcus ile kastedilen Staphylococcus
aureus ‘dur. S. aureus, başta ısıl işlem olmak üzere mikroorganizmaların indirgenmesine
yönelik tüm uygulamalara karşı yüksek bir duyarlılık gösterir. Dolayısı ile gıdalarda ve/veya
proses ekipmanında bu bakteriye ve/veya toksinlerine (zehir) rastlanması zayıf bir dezenfeksiyon
göstergesidir. Son yıllarda tavşan, sığır, domuz etleri, süt, krema ve peynir başta olmak
üzere çeşitli gıdalara ilişkin gıda zehirlenme vakaları giderek artmaktadır. S.aureus insanlarda
menenjit, kan zehirlenmesi, sindirim sistemi veya ciltte iltihaplara ve önemli ölçüde
gıda zehirlenmelerine neden olur. Gıda zehirlenmesi, kusma ve ishalle seyreder. Sıvı kaybı ve
bağışıklık sistemi rahatsızlıklarında ölüm ile sonuçlanabilir.
Campylobacter spp : Campylobacter cinsi içinde insanlarda hastalık yapan en önemli tür
C.jejuni ‘dir. Campylobacter cinsine ait üyeler daha önce koyun ve sığırlarda yavru atma ve
ishal nedeni olarak bilinir. Insanlarda görülen bakteriyel ishalin en sık nedenidir. Ayrıca mide
ve bağırsak iltihaplarına neden olur. Hastalık oluşturmak için çok az bir bulaşma yeterlidir.
En çok kanatlı hayvan bağırsaklarında bulunur. Bunun yanında çiğ süt, sular ve çeşitli
gıdalarla bulasır.
mikro2Enterokoklar: “Klasik enterokok” lar gıda endüstrisinde kullanılan ısıtma, kurutma,
dondurma gibi işlemler ile temizlik ve dezenfeksiyon maddelerine karşı nispeten dirençlidirler.
Bir gıdada bulunan enterokok sayısının yorumlanması o gıdaya uygulanan işlemle yakından
ilişkilidir. Düşük enterokok sayım sonuçları işlem görmemiş gıdalar için önemsiz kabul
edilirken dondurulmuş, pişirilmiş veya işlem görmüş diğer bazı gıdalarda önemli olabilir. Süt
isletmelerinde sıklıkla rastlanıldığı gibi yetersiz dezenfeksiyon uygulamaları nedeni ile
enterokoklar, işletmelerde alet ve ekipmanların yüzeylerinde yerleşik ora haline gelerek
buralardan sürekli olarak gıdalara bulaşabilir.İnsanlarda sindirim sistemi enfeksiyonlarına
yol açabilirler.
Bacillus cereus : B.cereus ile kontamine olmuş gıdalar pişirildikten sonra yeterince ve
hızlı sogutulmadıklarında veya gıdaların hazırlanması ile tüketimi arasındaki süre uzadıgında,
canlı ve ısıya dirençli olan sporların çimlenmesi sonucu organizma çoğalıp, gıda zehirlenmesine
neden olabilecek düzeyde toksin oluşturabilir. B. cereus gıda zehirlenmesine aracı
gıdalar olarak; pişmiş pirinç, makarna, et, kümes hayvanları, sebze yemekleri, çeşitli çorbalar,
pudingler, baharat ve soslar sayılabilir. Ayrıca, toprak kökenli olması nedeni ile tarla ve
bahçe ürünlerine rahatlıkla bulaşabilen B.cereus, sporlu bir bakteri olduğu için et ve süt
ürünlerinde de bulunabilir. İshal ve kusma ile seyreden gıda zehirlenmesinde, aşırı sıvı kaybına neden olur, hatta bağışıklık sistemi zayıf bireylerin ölümüne neden olabilir.
Clostridium spp: Clostridium türleri insan ve çevre sağlığı açısından büyük tehlike oluşturur.
Karaciğer zedelenmesi ve yıkıcı hepatit, malign ödem, gazlı kangren, hemoglobin yıkımı,
böbrek yetmezlikleri, kanlı ishal, 1 yaşın altındaki bebeklerde bağırsak felçleri sonucu ölümlere
neden olur. Bebeklerde görülen Clostridium hastalıklarının en sık kaynağı, baldır. Clostridium
türlerinin ürettiği toksinlerden bazıları (botulin toksini), kaslarda felçlere yol açar.
Bünyesindeki gelişmiş cihaz ve konusunda uzman personele sahip, yönetmeliklere uygun
olarak kurulmuş Mikrobiyoloji Laboratuvarı güvenli gıda için çalışmalarını gerçekleştirmektedir.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı aracılığı ile resmi yada özel istek olarak gelen;
gıda, gıda katkı, yem, ambalaj, el kültürleri, ekipman kültürleri ve ortam havası örnekleri
numunelerinin analizlerini gerçekleştirmektedir. Gıda ithalatı, ihracatı, üretimi ve perakendeciliği yapan siz değerli kuruluşlarımıza ve tüketicilerimize hizmet vermektedir.

Analiz Hizmetlerimiz,
• Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan yetkili
• Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ne uygun olarak
• TS EN ISO/IEC 17025 uluslararası laboratuvar akreditasyonu standardı çerçevesinde
• Güncel, ulusal ve uluslararası kabul görmüş analiz metotları ile
• Talep ve ihtiyaçlara yönelik
• Müşteri memnuniyeti desteği ile
• Kontaminasyonu minimuna indiren tek yön çalışma sistemi
• Düzenli olarak yapılan ortam ve hava yük ölçümleri
• Doğru
• Güvenilir
• Hızlı
çalışma prensibi ile sunulmaktadır.

Kullanmakta olduğumuz en üst düzeyde donanımlı cihazlarımız ve teknik malzemelerimiz,
mevzuatlara uygun olarak, periyotlar halinde akredite olmuş kalibrasyon kurumlarınca
kalibre edilmektedir.
Ayrıca kullanmış olduğumuz analiz metotlarımızın güvenirliliğini garanti altına almak amacı
ile %100 başarı hedefli olarak ulusal ve uluslar arası yeterlilik ve karşılaştırma testlerine
periyodik olarak katılmaktadır.

 GDO ve Biyogüvenlik Laboratuvarı

gdo1Gen teknolojisi kullanılarak kendi türü haricinde bir türden gen aktarılarak doğal yollardan
elde edilmesi mümkün olmayan, yeni ve farklı özellikler kazandırılmış bitki, hayvan ya da
mikroorganizmalara genel olarak “Genetik Olarak Değistirilmis Organizma (Genetically Modied Organism, GMO)” ya da kısaca “Transgenik” denilmektedir.

Son yıllarda Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) ve GDO’lu ürünler dünyada da Ülkemizde
de üzerinde çeşitli tartışmalar yapılan bir konu haline gelmiştir. 1970’li yılların başından
beri geliştirilen modern biyoteknoloji teknikleri ile canlıların genetik yapısında geleneksel
ıslah metodları ve doğal üreme-çoğalma süreçleri ile elde edilemeyen değişikliklerin
yapılması mümkün olmuştur.

GDO’lu ürünler ticari olarak 1990’lı yılların ortasından bu yana üretilmektedir. Üretimde;
hastalıklara ve zararlı organizmalara karşı dirençli-dayanıklı, raf ömrü daha uzun, yabancı
ot ilaçlarına karşı dayanıklı, besin değeri yüksek ve aynı zamanda da lezzetli gıdaların üretilmesi ve ekilen arazide birim alandan daha fazla verim alınması amaçlanır. Dünyada GDO’lu ürünler Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya, İspanya, Brezilya, Çin, Hindistan gibi yaklaşık 25 ülkede üretilmektedir. Mısır, soya, pamuk, kolza bitkisi en fazla üretildiği ifade edilen GDO’lu ürünlerdir.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca yayınlanan 27671 sayılı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik hükümlerine göre gıda ve gıda ürünlerinin GDO içermediğine dair; yem, yem hammaddeleri ve tohumlarda ise %0.9 eşik değerinin üzerinde GDO varlığı saptanması durumunda “GDO ihtiva ettiğini belirtir etiket konulması”gerekmektedir.

GDO ve Biyogüvenlik Laboratuvarımızda analiz hizmetlerimiz,
• Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan yetkili
• Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ne uygun olarak
• TS EN ISO / IEC 17025 uluslararası laboratuvar akreditasyonu standardı çerçevesinde
• Güncel, ulusal ve uluslararası kabul görmüş analiz metotları ile
• Talep ve ihtiyaçlara yönelik
• Müşteri memnuniyeti desteği ile
• Doğru
• Güvenilir
• Hızlı
çalışma prensibi ile sunulmaktadır.

gdo2GDO ve Biyogüvenlik Laboratuvarımız dış ortamdan izole, hepa filtre ile sterilitenin sağlandığı
ve kontaminasyon riskinin ortadan kaldırıldığı tek yön prensibiyle çalışılan, ön işlem
laboratuvarı, Numune Hazırlık Odası – Reaktif Hazırlık Odası – Amplifikasyon/PCR Odası
olmak üzere 4 ayrı kısımdan oluşan “clean room” teknolojisine sahiptir.

Ham ve işlenmiş gıda ürünleri ve gıda katkı maddelerinin, yem ve yem hammaddelerinin,
tohumların, hayvansal ürünlerin, bitkisel kaynaklı farmasötik ürünlerin GDO analizleri;
• Tarama (Screening) :Ürünün GDO ihtiva edip etmediğine yönelik yapılan var-yok analizi
• Tanımlama (İdentifikasyon): Ürünün hangi genetik değişikliği içerdiğini tespit analizi
• Miktar Tayini (Kantifikasyon): Ürünün içerdiği genetik değişikliğin miktar analizi Real Time
PCR tekniği ile yapılmaktadır.
Laboratuvarımızda GDO analizinin yanı sıra ham ve işlenmiş gıda ürünlerinde, hayvansal
ürünlerde, yemlerde ve bitkisel kaynaklı farmasötik ürünlerde;
• Gıda İçeriğinin Tanımlaması
Soya Aranması
Mısır Aranması
Gluten Aranması
• Gıda Patojen Tespiti
• Risk Materyal Tespiti
• Et ve Et Ürünlerinde Tür Tayini
• Süt ve Süt Ürünlerinde Tağşiş Analizleri
• Antibiyotik Kalıntı Testi
• Hormon Kalıntı Testi
• Alerjen Madde Tespiti gibi analizler yapılmaktadır.

gdo3

Fiziksel Analiz Laboratuvarı

fizikselGıdalarda ve yemlerin, kimyasal içerik ve mikrobiyolojik yükünün yanında fiziksel özellikleri
de önem taşımaktadır.
Gıda güvenliği ve tüketici sağlığı açısından, yabancı madde olarak nitelendirilen taş, toprak,
çivi, cam, kıl gibi maddeler hem mikrobiyal kontaminasyona, hem de çeşitli yaralanmalara
ve ölümlere neden olabilir. Fiziksel Analiz Laboratuvarı’nda organoleptik muayene ile gıdaların raf ömrü çalışmalarına da yardımcı analizler yapılmaktadır. Gıdaların uğradığı en önemli fiziksel değişim içlerindeki nemi kaybetmeleridir. Nem kaybı sonucunda gıdaların ağırlığı, tadı, kokusu ve görünüşleri kötüleşir.
Fiziksel tehlikeleri üzerinde taşıyan ürünler ile ilgili şikayet, özel istek veya denetimler
sonrası Fiziksel Analiz Laboratuvarı’na getirilen numuneler Türk Gıda Kodeksi ve ürün
standartlarında belirtilen fiziksel ve kimyasal özellikleri tespit etmek amacıyla sıvı gıda ve
sıvı gıda katkı maddelerinde rutubet, yoğunluk, kırılma indisi, suda çözünen katı madde
(brix), pH, balda elektriksel iletkenlik, hububat ve bakliyatlarda bozuk dane, diğer çeşitlerden
daneli, boy özelliğini belirlemede elek analizi ve hemen her üründe yabancı madde analizleri
ve benzeri analizler yapılmaktadır.
Ayrıca fiziksel analizlerin diğer bir amacı da, sunulan gıdaların Türk Gıda Kodeksi ve TSE
Standartlarına uygunluğunu değerlendirmektir.
Fiziksel analiz türlerimiz,
• Organoleptik muayene (Renk, koku, tat, görünüm)
• Yabancı madde aranması
• Sınıf özellikleri (kategori belirleme vb.)
• Kalitatif analizler
• pH, briks, çözünür katı madde gibi temel analizler dir.
Tüketici sağlığı ve güvenli gıda hedefi ile çalışmalarını sürdüren laboratuvarlarımızdan,
bünyesindeki gelismiş cihaz ve konusunda uzman personele sahip, yönetmeliklere uygun
olarak kurulmuş fiziksel analiz laboratuvarında;

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı aracılığı ile resmi yada özel istek olarak gelen; gıda,gıda katkı maddeleri, yem ve ambalaj numunelerinin analizleri yapılmaktadır. Böylece gıda ithalatı, ihracatı, üretimi ve perakendeciliği yapan siz değerli kuruluşlarımıza ve tüketicilerimize hizmet vermektedir.

Analiz hizmetlerimiz,

• Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan yetkili
• Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ne uygun olarak
• TS EN ISO / IEC 17025 uluslararası laboratuvar akreditasyonu standardı çerçevesinde
• Güncel, ulusal ve uluslararası kabul görmüş analiz metotları ile
• Talep ve ihtiyaçlara yönelik
• Müşteri memnuniyeti desteği ile
• Doğru
• Güvenilir
• Hızlı
çalışma prensibi ile sunulmaktadır.
Kullanmakta olduğumuz en üst düzeyde donanımlı cihazlarımız ve teknik malzemelerimiz,
mevzuatlara uygun olarak, periyotlar halinde akredite olmuş kalibrasyon kurumlarınca
kalibre edilmektedir.
Ayrıca kullanmış olduğumuz analiz metotlarımızın güvenirliliğini garanti altına almak amacı
ile %100 başarı hedefli olarak ulusal ve uluslararası yeterlilik ve karşılaştırma testlerine
periyodik olarak katılmaktayız.